Dienstag, 17. Februar 2015



Gönül, sen bir dil değil misin?
Candan içre en tatlı can değil misin?
Ağzına bal vereler, canına gül koklatalar
Sen zemzemden önce su değil misin?

Sus gönül, her yol sana mübah mıdır?
Kalem seni yazmaz, mürekkep tutmaz mıdır?
Eline nur koyalar, tahtına gönül vereler
Sen yoktan önce var değil misin?

Bize bir çatımlık kaş ile bakmış derler
Derdimizi çözmüş, göğsümüzü öpmüş derler 
Saz ile hem sözümüzü duymuş derler
Sen meşklerden evvel meşk değil misin?

Sonntag, 15. Februar 2015



Hızlıca örtüsüne bürünerek,
Dünyanın önünden geçip giden efendim
Kalbim kuş kadar olmuşsa ne olmuştur?
Helak olmuş bir kavmin kadınları kadar
Sevmeyi bilmiyorsun diye söylendim,
Bir keklik avcısının yaraladığı kekliğe.
Nedenmiş bir kekliğin de sevmeyeceği?
Nedenmiş bir avcının da sevilmeyeceği?
Nasılsa gelmedik dünya denilene,
Gözlerimizle gördüğümüze inanmaya.
Yâr efendim yâran efendim,
Cân efendim cânan efendim,
Kalbim kuş kadar olmuşsa ne olmuştur?

Çat diye
Orta yerinden 
Kırılabilecekler 
Listesinin 
En başına
"İnsan"
Yazdım
Bu 
Şiiri
Buraya
Yazmakla.

Freitag, 6. Februar 2015



Derviş olanın yağmaya hakkı yoktur
Derdi yağma olanın dervişlikte gözü yoktur
Dervişlik, kefenlerce beyaz,
Yağma, alabildiğince cümbüştür.
Sen nasılsa cihangir ve Allah Kerim'dir. 

Freitag, 23. Januar 2015



tam şu kadar günler boyunca çiğ süt emmiş kulların,
en birincisi de bir peygamber oğluydu nihayet.
narin gerdanlı ceylan avından eğer bugün meğer yarın,
dönmüş olasın, görmüş olasın bereket beyim.

a beyim! a cihangirim!
huyu güzel, suyu serin beyim;
beylik, sedef kakmalı kölelik;
nice güzellerin alınıp satıldığı delilik.

a beyim!
a cihangirim!