Dienstag, 28. Juli 2015





damda yatan
akıl küpü,
çözmüş
sır düğümü.
şimdi dokuz köyden
seyreyle gümbürtüyü.

bir ormanda kaç ağaç?
büklüm büklüm
kırkağaç.
ben hain körebe;
köşeler bucak.

içim dışa bakma
için için yanma
öz "hak" demeden
meftuna mestane olma

ne kadar serin
o kadar tatlı
gönül şerbetin.
sen şerbetini soğut;
gönlünü de avut.
kemale değdi vaktin.
perdeleri sıkı tut.

adın namın 
iki günlük 
dünya eder
dün bir,
bugün iki,
yarın belki üç
sonrası çok güç.


Donnerstag, 23. Juli 2015




Bir Delinin Monologları...bö! 

Yüzümü yüzüne dayayan her şeye bö! diyesim var 
Bö! Kork benden 
Bö! Çok da umurumda 
Bö! Sus hakkının limiti bitmiş dilim dışarıda...
Garip mi görünüyorum duyduğunuz yerden 
Huniler mi uçuşuyor sesimden 
Oysa ben kuş tüyü yastıklarımdan feragat edip 
Uçmaları düşünmüştüm tüm gece 
Yani duydukları yerden beni garipseyenleri 
Bunlar siz misiniz 
Aklımın insan tezleri 
Bö size 
Bö anlayışıma çalım atan süzgeçlere 
Uzun zaman oldu hiç mana süzmüşlüğüm yok 
Ve uzun zaman oldu hiç insan sezmişliğim de yok 
Evet, belli oluyor değil mi 
Pek lezzetli bulmadı dimağımız birbirimizi 
O zaman siz de uçuşan bir bö’ye çekin beni
Ürksün sesim 
Ben ki bir deliliğin susma mihengiyim..

Feyz Kariha



Montag, 20. Juli 2015



çiçekli elbiseler
giyinmesen de olur
dediğin için
ciddiye alma beni
allah biliyor ya
düşe kalka gülüyorum
aklım elimde
hoplayıp zıplıyorum

kuşun sütü çıkmış
ne kadar kuş o kadar süt
vermiyor avcı kılıklı
bir başka sesle
arkamdan konuşuyor
bakmıyorum haliyle
ağzının kenarında
süt kuşu görüyorum
bu muhabbeti
tam burada
uzatmayalım da
ne yapalım
soruyorum
şurada bir yerde
adın yazıyordu
onu da hep
unutuyorum

tamam işte
bunu da anladık
ne kadar şen
o kadar gülşen
annesi var hepimizin
seviyoruz haliyle
allah ki hepimizi seviyor
senden önce biliyorum

hadi bunları da
geçelim ki
daralmasın göğsün 
çünkü göğüs genişliği
akıl genleşmesinden 
muteber
ya da
müteşekkil miydi
hatırlamıyorum

inanmıyorsan
gel de inan
dediğimden beri
koşuyorsun
avcı kılıklı
ama ne koşmak!
süt kuşu hızla 
sekiyor yanağından
sek
sek
süt kuşu!
şimdi gönlün oldu mu?




Freitag, 17. Juli 2015





Görmedin namert köprüsün
Nicedir mamur durur
Bilmedin Hakk çeşmesin
Böyledir, akaryoldur

Özünde durmaz ham söz
Aslını görmez her göz
Kendin bilmez nice iz
Hakk'ın himmeti akaryoldur



Montag, 29. Juni 2015



bize böyle sevmeyi kim öğrettiyse gözü gönlü nur dolsun




Sudan Sebep

Suyu kaynaktan doldurur
İçine akar döner durur
Sanma ki hep kandırır 
Nazlısı miskten amber olur

Bil ki suya kanmak yoktur
Her telinden kaynar durur
Tüm güzeller benzer olup
Hoş rağbet ile yangın olur

Su böyle tatlıdır, kim göre yangın olur
Kimya dedikleri çelik ile çomak olur
Bizi sudan ayrı gören görmez olur 
Himmet ile hikmet tek batında durur

Miskten kokulu, baldan tatlı; 
Hayran imiş dil, hayran olur.




Mittwoch, 10. Juni 2015




kadın yükü

çok güzelsin tanrım, çok
ne vakit sevsek büyüyoruz
bu yüzden bu kadar çok

bazı devalarda şifa yok
çok büyüksün tanrım, çok
bu yüzden istiyoruz
şifanın büyüğünü; hem de çok

eman efendim; aziz efendim
fedayız, pür hatayız efendim
bu yarım, bu çifteli akıl ile
bir var bir yoğuz efendim.





Freitag, 5. Juni 2015



"Karşıma, arkası kırık bir iskemleye oturdu. Yelek cebinden tabakasını çıkarıp bir sigara sardı.
“Hayırdır ciğerim?„ dedi. “Ne vakit geldin?„
Şimdi, ince bir pusun ardında hafifçe dalgalanıyordu kederli yüzü.
“Bugün„ dedim. Ben de bir sigara yaktım."

İnsan Hatırlar, Nermin Tenekeci




Bade ile bade ile
Tüm terkip bade ile
Belli olmaz söz bile
Bilen söyler bade ile

Aynalarda göz badem 
Feryat eder öz madem
Bir görsem göz badem
Söylesem öz madem





Dienstag, 2. Juni 2015



Hak bir gönül verdi bana, ha demeden hayran olur,
Bir dem gelir şâdân olur, bir dem gelir giryan olur,

Bir dem sanırsın kış gibi, şol zemheri olmuş gibi,
Bir dem beşâretten doğar, hoş bağ ile bostan olur,

Bir dem gelir söyleyemez, bir sözü şerh eyleyemez,
Bir dem dilinden dürr döker, dertlilere derman olur,

Bir dem çıkar arş üzere, bir dem iner taht-es serâ,
Bir dem sanırsın katredir, bir dem taşar ummân olur,

Bir dem cehâlette kalır, nesne bilmez nadan olur,
Bir dem dalar hikmetlere, Kâlînos û Lokmân olur,

Bir dem dev olur ya peri, viraneler olur yeri,
Bir dem uçar Belkıs ile, sultân-ı ins û can olur,

Bir dem varır mescitlere, yüz sürer anda yerlere,
Bir dem varır deyre girer, İncil okur ruhban olur,

Bir dem gelir İsa gibi, ölmüşleri diri kılar,
Bir dem girer kibr evine, Fir’avn ile Haman olur,

Bir dem döner Cebrail’e, rahmet saçar her mahfile,
Bir dem gelir gümrah olur, miskin Yunus hayran olur.

Mittwoch, 27. Mai 2015



Özlemek hakkıdır, her kim ki hünerli sevdi
Başka bir toprak, başka bir su değil
Her kim ki hünerle sever, özlemek hak.
Tuz, yarayı bastırıyor; hakkıdır, bastırsın
Kimin ki başı güzel ceylan; tacıdır, süslesin
Beni çamurdan yaratmış yaradan; 
Kimini bilmem ki neden tatlı sulardan
Eski hikayelerdeki Tanrılar sevilmez;
Tanrı bir, Tanrı hak.
Beni çamurdan yaratmış yaradan;
Kimini neden serin sulardan?




Dienstag, 26. Mai 2015

Montag, 18. Mai 2015




Aç kapıyı gönülbaşı, gönül bir mualla can oluptur.
Dağ değil, yekpare mermer taş değil, henüz bir yavrudur.
Aç kapıyı, gönlün başı pervane bağına çiçek oluptur.
Yastığı nakışlı, bir bakışı kurbanlı bayram yurdudur.

Kim ki kendini kaybolanda buldu, mualla odur
Kim ki derdini şikâr etti, mualla kaybola hoştur
Kim ki can yurdunu terkeyledi, mualla kuş oluptur

Sen iki dirhem oladur, ben çekirdek olurum
Meftun olanın cebi delilik, ben mestane olurum
Sen besbelli hoşâmedî, ben mualla olurum.  

Dienstag, 12. Mai 2015



Ilık şerbet içiyorsun halbuki adet başka 
Hangi ateşte kaynattıysan bu gönül şerbetini
Götür de ikram et 
Gönlünü almasalar da 
Şerbetini tadan olur elbet
Gayretkadın öyle öğütler verir ki 
Tutmaya kalksam binbir baharatlı şerbet
Tutma gönül, ah desem gel de ikna et

Bu akıllar akıl değil sanki gönül
En çok da şerbet kaynarken sanki bir dilgönül






Montag, 11. Mai 2015




Ceylanı yaratırken 
Ak pak beneklerini 
Koymasaydı Tanrı'nın letafeti
Ya koymasaydı
Nerden bilecektik tanrısal güzelliği

Benim başım güzele döner
Ah benim başım
Güzeli nerde görse sever

Söyle avcı kimdir cihangir kim değildir
Ola ki ceylan avından mutlu dönendir
Ya sen yaşlı yüreğimden ne istedin a cihangir?









Uykudan uyandıran rivayet:


Bir ermişe sor başka bilen bilmez.
Bu can ipi bir düğümü daha tutmaz.
Tanrı sıralı gidişleri hiç mi hiç sevmez.
Bugün hatasıyla yarın sevabıyla demez.
Aşikâr severiz biz kimseler görmez.

İçimizden geçen şu rivayet,
Ha gayret güzelim gayret et.










Sonntag, 10. Mai 2015