Dienstag, 7. Oktober 2014



Noktalı ve noktasız bakışlarının senfonisini elinde tutan aziz
Gömleğimin kuş aşısı ile ilikliyor cebindeki hayat tomarını
Aziz, sesini yöremde kurduğu eve sıkıca düğümlüyor
Sesimde kal diyor. 
"Sesimde kal!"



Mittwoch, 1. Oktober 2014

Samstag, 27. September 2014




insanların arasından geçerken insan olmanın zengin kafiyesi ile duruyorum
insan olmak benim neyim olur insanlık büyük büyük ninemin rüyası iken
düşüncelerim ellerinden incir toplayan yaşmaklı feraceli bir kadınanne
tadından çatlamış, balından akıtmış incirin tanelerini tek tek sayıyorum
bu kadar hikmet, bi bu kadar daha kerem ve keramet, hey!
hey kalbim bu kadar kolay incelmezken bu kadar kolay inceldin bir incirden!
nasıl da kalkıyordun yerinden yedi şehir üç ülke akarak buzdan toprak içinden
bir incir bir incir daha binlerce lokman hekim eder, ey oğul, hey!

ey benim tane tane incirim! eğer dileseydi "ol" demezdi çünkü dünya kabuksuz
tanrı öyle şeyler yapıyor ki evden çıkarken ayakkabı giymeyi unutuyoruz
ayaklarımız mermerden yaprak, inceldikçe inceliyoruz!